EROTİK HİKAYE

EROTİK HİKAYE

Sabahleyin ilkin kendiyle selamlaşacak kadar neşeli uyandığı bir sabahleyin üstelik sessiz ama kocaman gerneşirken yatakta, eli kadının omzuna çarpınca, uyandıracak telaşıyla toparlandı hemen.
Gecenin serinliğine rağmen her ikisi de çıplak uyumuş, uykunun derinliğinde ve birbirlerine rağmen üşüyünce de, yatağın -bir zamanlar üzerinde- serili duran örtüye sarınmışlardı; en azından uyku arası öyle yaptıklarını tahmin ediyordu adam.
Yan döndü ve bir elini başına dayayıp yatağın arkasına yaslayarak seyretmeye başladı, kadının hemen yanında serili vücudunu 25 senedir ilk defa bu kadar kısaldığını söylediği siyah saçları beyaz yastık kılıfının üzerine saçılmıştı. Kafası diğer tarafa dönüktü, bir tutam saçının yanağının üzerini kapattığını ancak tahmin edebilir; uyanmaya yakın olduğunu, düzensiz nefes alışverişleri ve kapalı göz kapaklarına rağmen sürekli kıpırdandığını düşündüğü gözlerinden varsayabilirdi. Kendi üzeri hala örtülü duruyor olmasına rağmen sıyırdı kadının üzerindeki örtüyü, kollarını, yan çevirip altına aldığı yastığa sarmış şekilde çırılçıplak yatıyordu.
Elini, kadının bu dokunuşu uykusuna rağmen hissetmesini isteyerek, belinin çukuruna uzatıp hafifçe bastırdı. Kadının nispeten daha derin bir iç çekişle nefes aldığını hissettiğini sandı bir an, sonra “uyduruyorum” diyerek kendi kendine gülümsedi, kadın uyumaya devam ediyordu. Sonra sadece parmak uçları dokunacak şekilde kıvırdı elini ve -birazcık da bastırarak- oyalana oyalana kalçalarının yarığının arasından, iki bacağının içinde kendi şeklini bozmadan- değebileceği yere kadar uzattı. İşaret ve orta parmakları etinin en sıcak, en pembe ve en ıslak olabilen yegane tarafına, başparmağı ise daracağına yaslandığında, kadının -az öncekini hissetmediyse dahi- bu dokunuşu ayırt edeceğini biliyordu; beklediği gibi de oldu, kadın yerinde hafifçe kımıldandı, az evvel birbiri üzerinde duran iki bacağını -biraz da aralayarak üstelik- yan yana indirdi. Sanki hiç farkında değilmiş gibi -belki de gerçekten uyumaya devam ediyor, olan bitene sanki rüyasında yaşanıyormuşcasına tepki gösteriyordu, bilemedi daha fazla dokunmasını cesaretlendirerek kendisine çağırıyordu, adam iştah kabartıcı bir iç çekişle mırıldandı…
Bir anda kafasındaki film şeridi homurtular çıkarta çıkarta dönmeye başladı…
Henüz öpüşüyorlarken, İstanbul Escort kadının gözündeki o pırıltıyı gördüğünde, az sonra ağzını dolduracak olduğunu bilmenin heyecanını hissederdi ilkin. Üzerinde yol alışını izlerdi sonra gözlerini ayırmadan, kadının dudakları boynundan, göğsüne, göğsünden göbeğine, göbeğinden kasıklarına inesiye kadar; izlemeyi severdi, önünde eğilişini, kıvrılan başını, dağılan saçlarını, üzerinde fütursuz dolanan ellerini, yaramaz dilini, sıcak dudaklarını, arsız bir arzuyla gözlerinden hiç ayırmadığı bakışlarını… Manzara bile başlı başına tahrik ederdi onu. Ellerini saçlarının arasına dolayarak ya da başından tutup kendine çekerek üzerine kapatırdı kadını, boynunu, sırtını okşamak için; kadın da ellerini göğüslerine yaslayarak, belinden kavrayarak, bacaklarına sıkıca sarılarak ya da kalçasına parmaklarını, tırnaklarını geçirerek karşılık verirdi. Ellerini gevşetip bıraktığında, kadını, siki tam da dudaklarının üzerine gelecek şekli almış bulurdu önünde, o durumda kadının alt dudağını ısırdığını görmeyi severdi; çok acıktığı bir zamanda, mükellef bir sofranın önünde, ‘hangisinden başlasam’ telaşına düşmüş heyecanlı halini severdi, şehvetini belli edişini, tadını almayı ne kadar da istediğini gösterişini, döllerini kendisine ısrarla ve türlü edepsizliklerle çağırışını… Ağzının içini taşarcasına doldurduğunda bile sarardı dilini sikinin etrafına, dişleri ile yanağı arasında ileri geri oynardı, seyretmenin hoşuna gittiğini bildiğinden- sikini ağzında, başının yanağında yaptığı şişkinliği, iyice çekiştirerek emdiğinde yanaklarının nasıl çukurlandığını göstere göstere dolaştırıp oynardı. Oynamayı severdi kadın; elleri, dudakları, dili, dişleriyle; önünde, arkasında…Tadını almak için seferber olurdu adeta, keyif vermek ve keyif almak için, sınırlar çizmez, genel geçer kuralları umursamazdı kadın oynarken. Taşşaklarını emerdi, ağzının içinde uzatıp çekiştirerek… Dili dokunmadık yer bırakmaz, en içlerine kadar değerdi ıslak ve sıcak… Kadının iştahını seviyordu adam…
Kareler ardı ardına büyük bir hızla geçmiş, sonunda adam kadını, dölleri ağzından taşarken görmüştü; bir elinin işaret parmağını dudağının kenarından taşanlarını sıyırıp ağzına tıkamak için kullandı adam, kadın adamın parmağını hafifçe ısırdı, yalayıp emdikten hemen sonra, gülümseyerek… Film şeridi koptu o an, homurtular kesildi…
Adam kadının ağzını sikmek için karşı konulamaz bir istek duymuştu; saçlarından tutup kendine çekerek gömecekti sikini kadının suratına, ağzının içinde -genzine kadar- sıkı sıkıya yerleşmişken, bir yandan taşşaklarını avuçlatacak diğer yandan sikini emdirip sağdırarak akıtacaktı içini, iliklerine kadar. Sonunda da bütün suyunu kadının ağzına yüzüne bulaştıracaktı, elleriyle okşarken, sıcacık, kıvamlı…
Elini daha da ileri uzatıp bızırına dokunmak, sonra avucunu sırılsıklam edesiye kadar amını okşayıp parmaklamak; kadını kasıla kasıla, titrete titrete ve arka arkaya sarsılmalarla akıttıktan hemen sonra da, artık iyice hassaslaşmış, sulanıp şişmiş pembe dudaklarını ağzının içine çeke çekiştire doldurup yemeyi düşündü adam.
Güne neşeyle başlayan iyice yoldan çıktığını fark ettiğinde, kadının amını ıslak istemediğini düşündü adam.
Elini parmaklarını yasladığı yerden çekti, kendi üzerinde hala serili olan örtüyü yatağın yanına yere attı, sonra yerinde doğruldu, bir bacağını öteki yana atarak kalçalarının üzerine oturdu kadının; eliyle iki yana çekerek iyice ayırdı kalçasının yarığını. Daracığının nasıl da büzülü durduğunu gördüğünde, baş parmağının bir boğumunu sokup deliğini genişletip sikine hazırlamak istedi önce, sonra ondan da vazgeçti. bacak arasının boşluğundan amının üzerine, başı sırtını gösterecek şekilde kalçasının arasına bastırarak yerleştirdi kendini.
Göğsü sırtını kapatacak şekilde üzerine uzandığında, saçlarının, tam da az evvel tahmin ettiği üzere, kadının yanağını kapattığını gördü. Parmaklarını açıp yanağına değerek avucuna aldı kadının saçlarını, başına hafifçe bastırarak ellerini kıvırdı saçlarında, dudaklarını ıslattıktan hemen sonra- ağzını kulağına yasladı kadının. Sesi, arzuyla boğulmuşken, hanidiyse nefes almakta zorlanıyor gibi çıkıyordu; yavaşça, kelimeleri vurgulayarak fısıldamaya başladı, önce derin bir iç çekişle kadının adını adeta sayıklayarak… Adının söylenmesi kadının hoşuna giderdi, bu şekilde söylenmesine ise uyku mahmuru iken dahi kesinlikle kayıtsız kalmayacaktı, adam bunu biliyordu.

Kadın mırıldandı, yerinde -adamın kafasını yastığa hafifçe bastıran eline rağmen- hafifçe kıpırdandı, gözlerini açmamıştı ama dudaklarını öpülmek istercesine araladığını gördü adam, uzandı, dilinin ucuyla dokundu kadının dudaklarına ve ısıra ısıra, diliyle oynaşa oynaşa öpmeye başladı. Kadın elini bir yanından adamın kalçasına götürüp bir ufak şaplağın ardından etini sıkıştırınca ise, “tam zamanı” dedi içinden… Yerinde doğruldu, ellerini kadının ensesinden sırtına, oradan kalçasına indirip kıçını sertçe yoğurmaya başladığında, siki çoktan kadının bacaklarının arasında yol almaya başlamıştı. Sadece biraz sürtündü adam, sikiyle bastıra bastıra fırçalarken amının aralanmış dudaklarını, hemen ardından- tam da dediği gibi hala kupkuru durmakta olan deliğine yasladı sikinin başını ve -tam da dediği şekilde- sonuna kadar, tek seferde soktu sikini; adam duvarlarına değe değe içinde yol alırken kastı kadın kendini, istemsiz…
İçini duvarlarını yalaya yalaya, nasıl da hiç boşluk bırakmayacak şekilde doldurduğunu hissetmek her ikisinin de çok hoşuna gidiyordu. Adamın durduğu şekil yüzünden kadının daha da darlaşan amını içinde gide gele sulandırarak sikmekten çok hoşlanacağını da, birazdan her ikisi de -ıslak, terli, hırıltılı, iniltili, nefes nefese öğreneceklerdi.

{lang: 'tr'}
Add Your Rating:
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 votes, average: 4,40 out of 5)
Loading ... Loading ...

| İstanbul Magazin haber | 23 Şubat 2015

1959 total views, 2 today

  

Yorum Yaz


6 × yedi =